2026 itibarıyla online alışveriş davranışı belirgin bir dönüşümden geçiyor. Artık rekabet yalnızca fiyat üzerinden şekillenmiyor; güven, şeffaflık ve eksiksiz ürün bilgisi satın alma kararının merkezine yerleşmiş durumda. Tüketiciler daha bilinçli, daha karşılaştırmacı ve daha seçici hareket ediyor.
ChannelEngine’in 4.500 online tüketiciyle gerçekleştirdiği Marketplace Shopping Behavior Report 2026 araştırması, pazaryerlerinin hâlâ alışveriş yolculuğunun en önemli başlangıç noktası olduğunu gösteriyor. Ancak kritik fark şu: Satın alma kararı artık tek platformda değil, alternatiflerin dikkatle kıyaslandığı çok kanallı bir süreç sonunda veriliyor.
Table of Contents
Pazaryerleri Hâlâ Başlangıç Noktası
Araştırmaya göre tüketicilerin %37’si online alışverişe ilk olarak pazaryerlerinde başlıyor. Bu oran, pazaryerlerinin hâlâ güçlü bir “keşif merkezi” olduğunu gösteriyor. Ancak alışveriş davranışı artık tek kanallı değil. Tüketiciler satın alma öncesinde ortalama 3 farklı pazaryerini ziyaret ediyor.
Daha da çarpıcı olan veri ise tüketicilerin %53’ü aynı ürünü farklı platformlarda “her zaman” ya da “sıklıkla” karşılaştırdığını söylüyor. Bu da, fiyat ve içerik tutarlılığının artık opsiyon değil zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor.
Fiyat Önemli Ama Tek Kriter Değil
Pazaryerlerinde satın alma kararını etkileyen en güçlü faktör hâlâ fiyat. Tüketicilerin %48’i düşük fiyatı en önemli kriter olarak gösteriyor.
Ancak karar mekanizması sadece fiyattan ibaret değil:
- %36 hızlı teslimat
- %32 ürün bulunabilirliği
- %26 ürün çeşitliliği
özellikle belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.
Bunun yanında ücretsiz kargo, karar sürecinde en güçlü tetikleyici olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin %91’i ücretsiz kargonun satın alma kararını etkilediğini belirtiyor Ayrıca %95’i farklı pazaryerleri arasında fiyat farklarını fark ettiğini belirtiyor.
Bu tablo, çok kanallı satış yapan markalar için net bir mesaj veriyor: Fiyat tutarlılığı ve fulfillment performansı güvenin temelini oluşturuyor.
Güven: Satın Almanın Asıl Belirleyicisi
2026’da rekabetin merkezi “güven ekonomisi” haline gelmiş durumdadır. Tüketicilerin %60’ı yorum bulunmayan ürünleri satın alma konusunda tereddüt ettiğini söylüyor. %80’i ise yıldız puanları ve doğrulanmış yorumlara dayanarak karar verdiğini belirtiyor.
Ürünü satın almama nedenleri arasında ise:
- %43 ürün kalitesini değerlendirememe
- %31 orijinallik şüphesi
- %26 iade süreçlerinin karmaşık olması ön plana çıkıyor.
Bu veriler gösteriyor ki, eksik ürün içeriği ya da zayıf sosyal kanıt, fiyat avantajını bile etkisiz bırakabiliyor.

Mobil ve İçerik Kalitesi: Dönüşümün Gizli Gücü
Araştırmalara göre tüketicilerin %51’i alışverişi öncelikli olarak mobil cihazdan yapıyor. Burada tüketicilerin %72’si daha iyi beden/ölçü bilgisinin iade ihtimalini azaltacağını söylüyor. %67’si yalnızca “emin olduğu” ürünleri satın aldığını belirtiyor.
Bu da, ürün başlığı, açıklama, teknik özellikler ve görsellerin artık sadece SEO unsuru değil; doğrudan kârlılığı etkileyen faktörler olduğunu gösteriyor. Eksik veya belirsiz içerik, mobilde çok daha hızlı güven kaybına yol açıyor.
Sosyal Ticaret, Sınır Ötesi Alışveriş ve AI Etkisi
Raporun devamında, tüketicilerin %62’si yeni veya daha az bilinen pazaryerlerini denemeye açık olduğunu belirtiyor. %58’i de kendi ülkesi dışındaki pazaryerlerinden alışveriş yaptığını belirtiyor.
Bu da, sınır ötesi e-ticaretin artık niş değil ana akım davranış olduğunu gösteriyor. Ancak %46’sı güven endişesi nedeniyle yurtdışı platformlardan kaçındığını ifade ediyor. Yani global büyüme için lokalizasyon ve güven unsurları oldukça kritik olmaktadır.
AI tarafında ise tablo oldukça dikkat çekici:
Tüketicilerin %58’i ürün araştırmasında AI araçlarını kullandığını belirtiyor. Burada ChatGPT, %33 kullanım oranıyla en çok tercih edilen araç konumunda yerini alıyor.
Buna rağmen yalnızca %17’si AI üzerinden doğrudan satın almaya hazır olduğunu söylüyor; %32’si ise bazı ürünler için düşünebileceğini belirtiyor. Yani AI keşif aşamasında güçlü, ancak ödeme aşamasında güven hâlâ belirleyici olmaktadır.

Çok Kanallı Dünyada Güven ve Operasyon Tutarlılığı Kazandırır
2026 verileri net bir gerçeği ortaya koyuyor: Tüketiciler her yerde araştırıyor ama yalnızca güvendikleri yerde satın alıyor.
Ortalama 3 pazaryeri karşılaştıran, fiyat farklarını fark eden (%95), ücretsiz kargoyu önemseyen (%91) ve yorum olmayan üründen uzak duran (%60) bir tüketici profiliyle karşı karşıyayız.
Bu noktada markalar için kritik olan yalnızca görünür olmak değil; tüm kanallarda:
- Tutarlı fiyatlandırma
- Eksiksiz ve doğru ürün içeriği
- Güçlü fulfillment performansı
- Şeffaf iade süreçleri
- Güven sinyalleri (yorum, puan, doğrulanmış satıcı bilgisi) sunabilmektir.
Çünkü artık rekabet fiyat savaşı değil; güven ve deneyim savaşıdır. Ve 2026 itibarıyla kazananlar, tüketicinin karşılaştırdığı her temas noktasında aynı netliği, aynı şeffaflığı ve aynı güven duygusunu kesintisiz biçimde sunabilen markalar olacaktır.



